Kadın Gladyatörler (Gladiatrix)
Gladyatör gösterilerindeki kadın savaşçılar ise ayrı bir ilgiyi hak etmektedir. Yakın zamana kadar kadın gladyatörler hakkında arkeolojik belgeler gayet az idi. Ancak 1996’da İngiltere’deki Londra civarında bulunan bir antik Roma mezarı yeni tekniklerle incelenince, bu mezarın bir kadın gladyatöre ait olduğu ortaya çıkmıştır. Bu durum da antik tarihçiler arasında sevinç uyandırmıştır.[1] Londra’daki heyecan verici buluntu ortaya çıkmadan önce de antik yazıtlara güvenen tarihçiler, Antik Roma’da kadın gladyatörlerin varlığına inanmaktaydılar. Bu klasik tarihçiler, Antik Roma’da kadın gladyatörlerin de bulunduğunu, ancak bunlara diğer gladyatörlerden daha fazla önem verildiğini söylemektedirler. Onlara göre bu kadın savaşçılar, kolay bulunamadıklarından dolayı, nadir düzenlenen daha geniş kapsamlı gladyatör oyunlarında yer alır, görsellikle süslü bir biçimde sunularak ön saflarda bulunurlardı.[2]
Antik Roma Kaynaklarına Göre Kadın Gladyatörler
Antik Roma yazarlarına ait olan kaynaklarda, nadir olarak olsa da, kadın gladyatörler hakkında görüşlere rastlanmaktadır. Bazı yönetim emirnamelerinde ise kadın gladyatörler hakkında fermanlar bulunmaktadır. Bu fermanların bazılarında, oyunlara kadın gladyatörlerin katılımı kısıtlanmakta, kimilerinde ise yasaklanmaktadır. M.S. 11 tarihinde, Senato’nun bir yasası olan Senatus Consultum ile, 20 yaşın altında olan ve özgür doğan kadınların, tiyatrolara ve arenalara çıkması yasaklanmıştır. Bu ferman, M.S. 19’da tekrar değiştirilerek, özellikle başta İtalya’daki Larinum şehri olmak üzere bütün eyaletlerde, soylu ailelerin aşağılanmasını önlemek amacıyla senatörlerin ve equestrianların (şövalye sınıfı) tiyatro sahneleri ve arenalara çıkması yasaklanmıştır.[3] Bu ferman, özellikle tunç tabletler üzerine kazınarak tüm şehirlere yollanmıştır. Tabletin üzerinde ek olarak, yasaklamanın senatörlerin ve equestrianların kızları, torunları ve torunlarının kızlarını da kapsadığı belirtilir.[4] En sonunda Roma imparatorlarından Septimus Severus (M.S. 193-211), 200 yılında bir ferman yayınlayarak tüm kadınların arenalarda teke tek veya grup halinde dövüşmesini yasaklamıştır. Farmanda açıklama olarak ise, bazı üst statüdeki kadınların yeniden arenalarda dövüşmeye başlaması ve izleyiciler tarafından dalga geçilmeleri olarak belirtilmiştir.[5] Burada açıklanan fermanlardan, aslında yasaklamaların gelecekte olabilecek olan bu tür dövüşlerin engellenmesi olmadığını, bizzat bu olayların yaşandığı anlamını çıkarabiliriz.

Dio Cassius ve İmparator Nero Dönemi
Bu duruma ek olarak pek çok antik yazarın yazdıkları, kadın atlet ve gladyatörlerin varlığını kanıtlar.[6] Çoğunda da kadınların nasıl savaştıkları hakkında ayrıntılı bilgiler verilir. Romalı tarihçi Dio Cassius’a göre imparator Nero’nu (M.S. 54-68), annesinin ölümü nâmına yaptırdığı ve birkaç gün süren büyük festivalde, gösterici ve gladyatör olarak birçok kadının bulunduğunu belirtir: “(…) Nero annesinin ölümü onuruna şimdiye dek görülmüş en görkemli ve pahalı festivali düzenlenledi. Öyle ki festival, birkaç gün boyunca 5-6 büyük tiyatroda birden düzenlendi. Ancak öyle bir gösteri düzenlendi ki bu, aralarında en şok edici ve rezil olanıydı. Hem senatör, hem de şövalye sınıfından olan kadın ve erkekler, sirkte, orkestrada ve arenada sanki en düşük itibar gören kişiler gibi gösteri yapmışlardı. Bunlardan kimi istekli olarak, kimisi ise zorla at sürmüşler, vahşi hayvanları öldürmüşler ve gladyatör olarak dövüşmüşlerdi.” (Dio Cassius, 2000: 62.17.3). Dio Cassius, kitabının ileriki bölümlerinde, Nero’nun 66 yılında düzenlediği gladyatör oyunlarında Etiyopyalı kadın gladyatörlerin de bulunduğunu belirtir: “(…) Nero, Tiridates’in (Ermeni kralı) yaptığı jeste karşılık onu takdir etti. Bu nedenle onuruna Puetoli’de gladyatör oyunları düzenledi. Oyunlar, Nero’nun azatlı kölesi Patrobius tarafından mükemmel bir şekilde idare edilmişti. Öyle ki hiçbir masraftan kaçınılmamış, zengin gladyatör çeşitliliğinin yanında Etiyopya’dan bile erkek, kadın ve çocuklar arenada yer almıştı.” (Dio Cassius, 2000: 62.3.1.).
Suetonius ve İmparator Domitianus Dönemi
Romalı biyografi yazarı ve tarihçi Suetonius, eserinde İmparator Domitianus (M.S. 81-96) tarafından M.S. 88 yılında kadın gladyatörlerin de yer aldığı aşırı savurganca yapılan gladyatör oyunlarından bahseder: “(…) Domitianus, Circus ve Colosseum’da (Roma’daki en büyük amfitiyatro) aşırı savurganca bir şekilde oyunlar düzenledi. Normal at yarışlarının yanında, birçok savaşı sahneye koydu. Bunlardan birisi piyadeler için, bir diğeri de süvariler içindi. Hatta amfitiyatroda bir deniz savaşı bile sahneledi. Gece meşale ışıkları altında ise kadın ve erkek gladyatörlerin bir arada vahşi hayvanları avlayışları izlendi.” (Suetonius, 1957: 4.1). Gladyatör oyunlarında deniz savaşı sahneleniyor. Dio Cassius’un eserinde ise Domitianus’un düzenlediği oyunlarda, kadın gladyatörlerin cücelerle dövüştüğü belirtilir: “(…) O sıklıkla geceleri de oyunlar düzenlerdi. Bazı zamanlarda, cücelerle kadınları arenalarda savaştırırdı.” (Dio Cassius, 2000: 67.8.2). Görüldüğü üzere Romalılar, günümüzdeki spor müsabakalarında olduğu üzere o zamanlarda da en heyecanlı olanlarını geceleri düzenlerlerdi. Meşale ışıklarıyla aydınlatılmış arena, daha korkutucu ve daha etkileyici görünmekteydi. Ayrıca gladyatör kadınların dövüşleri ise oyunlardaki en heyecanlı olanlarıydı. Kadınlar hakkındaki seksüel algılayış, Roma’daki normal kadınlar ile buradaki savaşçı kadınların farkı, kan görmeye alışkın seyircilerdeki şehvet duygusunu ve acımasızlığı daha da arttırmaktaydı. Ancak Domitianus’un bu aşırı gösterilerle hedeflediği, halkın desteğini sağlamak, politik bakımdan diğer rakipleri alt etmek ve adının uzun süre unutulmamasını sağlamaktı.[7]
Arkeolojik Bulgularda Kadın Gladyatörler
Kadın gladyatörlerin antik kaynaklardaki varlığına rağmen bu tarz bilgilere, uzun Roma tarihi boyunca az rastlanır. Bu nedenle kimi araştırmacılar, kadın gladyatörlerin arenalardaki varlığını, daha fazla okunmak ve eserlerini etkileyici kılmak amacıyla antik yazarların artırdığı yorumunu yapmaktadırlar. Kimi araştırmacılar ise oyunlardaki kadın varlığının kaynaklarda göründüğünden daha da fazla olduğunu belirtirler.[8] Bu açıklamaya karşın arkeolojik belgelerle de kadın gladyatörlerin varlığı belgelenmektedir. Londra’daki yeni buluntunun haricinde, üç arkeolojik buluntu bunların en önemlileridir: Roma limanı olan Ostia’daki bir yazıt. İngiltere’deki Liecester’de bulunan bir çömlek parçası üzerindeki yazı. Halicarnassus’daki (Türkiye, Bodrum) bir rölyef üzerine işlenmiş iki kadın gladyatör figürü.
Ostia Yazıtı ve Kadın Dövüşçüler
Ostia’daki yazıtta sözler şöyledir: QUI PRIMUS OM[NI]UM AB URBE CONDITA LUDUS CUM [–] OR ET MULIERES [A]D FERRUM DEDIT, çevirisi ise şöyledir: “Şehir kurulduğundan beri kadınları ilk dövüştüren [Hostilianus]’tur.”.[9] Araştırmalara göre yazıt, M.S. 3. yüzyıla tarihlendirilir. Bu durum da Septimus Severus’un yasağına rağmen, arenalardaki kadın gladyatör dövüşlerinin devam ettiğini gösterir. Ancak sözlerde yer alan “Mulieres”, kadınlar demektir. Septimus Severus ise yasağının açıklamasında “Feminae” yani hanımefendiler terimini kullanmıştır. Bu durum da yasağa uyulduğunu, dövüştürülenlerin alt statüdeki kadınlar olduğunu gösterir.[10] İkinci arkeolojik bulgu ise tam ortası delinmiş kırmızı bir çömleğin üzerindeki yazıdır. Parçanın tam ortasının delinmiş olması, bunun bir kolye olarak kullanıldığını gösterir. Yazıda ise şöyle yazar: VERECVNDA LVDIA LVCIUS GLADIATOR, tercümesi şöyledir: “Danscı (kadın gladyatör) Verecunda, Gladyatör Lucius. Buradaki dansçı Verecunda değişik tarzda dövüşen bir kadın gladyatör olabilir. Ayrıca büyük ihtimalle gladyatör olan Lucius’la aynı grupta yer almış olabilir. Buluntunun kolye olması ve iki ismin birlikte bulunması bunlaarın birbirine aşık iki savaşçı olduğunu gösterir.[11]
Halikarnas Rölyefi: Amazon ve Achillia

Halicarnassus Rölyefi Son arkeolojik kaynak ise M.S 1. veya 2. yüzyıla tarihlenen ve görsel bir kanıt sunan mermer bir rölyeftir. Halicarnassus’da (Bodrum) bulunan ve Osmanlı’nın son döneminde devletin bu değerlere önem vermemesinden dolayı kaçırılıp British Museum’da sergilenen rölyef, Roma’daki kadın gladyatörlerin varlığına en açık kanıttır. Rölyefin üzerinde açıkça zırhlarını kuşanmış iki kadın gladyatörün mücadelesi gözlenmektedir.[12] Savaşanların üzerlerinde erkek gladyatörlerin giydiğine benzer peştemaller, dizlikler ve kılıçlarını savurdukları kollarında, dirsekten omuzlara kadar uzanan bölgelerini koruyan metal zırhlar (manica) bulunmaktadır. İki kadın da kalkan ve kılıçla silahlanmışlardır. Ancak ikisinin de vücudunun üst bölgelerinde, bu bölümleri koruyan bir zırh türü ve miğfer bulunmamaktadır. Karşılaşan gladyatör kadınların figürlerinin altına ise Grekçe isimleri yazılmıştır: ΑΜΑΖΩΝ ve ΑΧΙΛΛΙΑ (Amazon ve Achillia).[13] İsimlerinin tercümelerinden anlaşıldığı üzere rölyef, açıkça iki kadın gladyatörü göstermektedir. Muhtemelen bu isimler kadın gladyatörlerin gerçek adları değildir. Günümüzde olduğu gibi, reklam amacıyla bu takma adları kullanmışlardır. Bir tanesi, ünlü İskit-Türk kadınları Amazonlar gibi savaşçı olduğunu, diğeri, Truva Savaşı’ndaki en güçlü kahraman Achilles kadar güçlü olduğunu belirtir. Bu renkli isimlerinin altında ise dikkat çekici bir yazıt daha bulunmaktadır: ΑΠΕΛΥΘΗΣΑΝ, Latincesi missae sunt, anlamı ise bu iki savaşçının arenadan onurlu bir şekilde ayrıldıklarıdır. Bu durum, meslek olarak gladyatörlükten ayrıldıkları anlamına gelmiyor. Ancak arenada verdikleri müthiş mücadele ve kahramanlık ile birlikte, ikisinin de tam bir savaşçı oluşu, mücadelelerini izleyenler tarafından onurlandırıldıklarını ve ikisinin de mücadeleyi kazananlar olarak eşit bir şekilde arenayı terk ettiklerini göstermektedir. Adlarına yapılan bu rölyef ise, erkek gladyatörler kadar kadın gladyatörlerin de dövüşlerine saygı duyulduğunu ve önemsendiğini [14] Şimdiye kadar sunulan antik literatür ve arkeolojik kaynaklar, Antik Roma’daki gladyatör kadınların bu uygarlıkta, erkek gladyatörler ile eşit bir konumda olduklarını ortaya koymaktadır.
Yazar: Doç. Dr. Eren KARAKOÇ
Düzenleme: Taha Berk Arslan
Dipnotlar
[1] Pattyson, J., (2000). Gladiator Games: Roman Blood Sport. United States: DreamWorks and Universal Studios,
[2] Pattyson, a.g.e., (2000).
[3] Vesley, M. (1998). “Gladiatorial training for girls in the collegia iuvenum of the Roman Empire”. Echos du Monde Classique, 62(17), 85-93.
[4] Vesley, a.g.m., (1998), 91.
[5] Gardner, J. F. (1986). Women in Roman Law & Society. Bloomington: Indiana University Press, 248.
[6] Vesley, a.g.m., (1998), 90.
[7] Baker, A. (2000). The Gladiator: The Secret History of Rome’s Warrior Slaves. New York: Thomas Dunne Books, 27.
[8] Zoll, A. (2002). Gladiatrix: The True Story of History’s Unknown Woman Warrior. New York: Berkley Publishing Group, 27.
[9] Vesley, a.g.m., (1998), 91.
[10] Coleman, K. (2000). “Missio at Halicarnassus”, Harvard Studies in Classical Philology, 100, 498.
[11] Jackson, R. (2000). “Gladiators in Roman Britain.”, British Museum Magazine, 38, 18.
[12] Ewigleben, C. (2000). ‘What These Women Love is the Sword’: The performers and Their Audiences. In E. Kohne & C. Ewigleben, The power of spectacle in ancient Rome: Gladiators and Caesars (M.S. 125-139). Berkeley: University of California Press.
[13] Zoll, a.g.e., (2002), 36.
[14] Coleman, a.g.m., (2000), 490-499.
Yararlanılan Kaynaklar
Baker, A. (2000). The Gladiator: The Secret History of Rome’s Warrior Slaves. New York: Thomas Dunne Books.
Brown, S., (1995) “Explaining the Arena: Did the Romans “Need” Gladiators?” JRA, 1995: 376-384.
W., (1986). Homo Necans. Berkeley: University of California Press.
Coleman, K. (1998). ‘The Contagion of the Throng’: Absorbing Violence in the Roman World,” Hermathena, 164, 65-88.
Coleman, K. (2000). “Missio at Halicarnassus.”, Harvard Studies in Classical Philology, 100, 487-500.
Dill, S. (1905). Roman Society from Nero to Marcus Aurelius. London, New York: Macmillan and Co.
Dio Cassius. (2000). Roman History. (Translated by. E. Cary). Cambridge: Loeb Classical Library, Harvard University Press.
Evans, J. K. (1991). War, Women and Children in Ancient Rome. London: Routledge.
Ewigleben, C. (2000). ‘What These Women Love is the Sword’: The performers and Their Audiences. In E. Kohne & C. Ewigleben, The power of spectacle in ancient Rome: Gladiators and Caesars (125-139). Berkeley: University of California Press.
Freeman, C., (2013). Mısır, Yunan ve Roma: Antik Akdeniz Uygarlıkları (Çev. S. K. Angı). Ankara: Dost Kitabevi Yayınları. (Eserin orjinali 1996’da yayımlandı).
Futrell, A., (1997). Blood in the Arena: The Spectacle of Roman Power. Austin, TX. : University Of Texas Press.
Gardner, J. F. (1986). Women in Roman Law & Society. Bloomington: Indiana University Press.
Grant, M. (1967). Gladiators. New York: Barnes & Noble Books.
Jackson, R. (2000). “Gladiators in Roman Britain.”, British Museum Magazine, 38, 16-21.
Junkelmann, M. (2000). Familia Gladiatoria: The Heroes of the Amphitheatre. In E. Kohne & C. Ewigleben (Eds.), The Power of Spectacle in Ancient Rome: Gladiators and Caesars (31-74). Berkeley: University of California Press.
Kyle, D. G., (1998). Spectacles of Death in Ancient Rome. New York: Routledge.
Oakley, S. P., (1998). A Commentary on Livy Books VI–X. Oxford: Oxford University Press.
Pattyson, J., (2000). Gladiator Games: Roman Blood Sport. United States: DreamWorks and Universal Studios.
Potter, D. S. and Mattingly, D. J. (1999). Life, Death, and Entertainment in the Roman Empire. University of Michigan Press: Ann Arbor.
Pringle, H. (2001). “Gladiatrix.”, Discover, 22(12), 48-55.
(1957). The Twelve Caesars. (Translated by. R. Graves). Middlesex: Penguin Books Ltd.
(1989). The Annals of İmperial Rome (Translated by. M. Grant). London: Penguin Classics.
Vesley, M. (1998). “Gladiatorial training for girls in the collegia iuvenum of the Roman Empire.”, Echos du Monde Classique, 62(17), 85-93.
Wiedemann, T. (1992). Emperors & Gladiators. London: Routledge.
Wisdom, S. (2003). Gladiators: 100 BC.-AD 200. (Second Edition). Oxford: Osprey Publishing.
Zoll, A. (2002). Gladiatrix: The True Story of History’s Unknown Woman Warrior. New York: Berkley Publishing Group.

1 thought on “Roma’da Kadın Gladyatörler”