
Tarihi önemi olan az bilinen bir fotoğrafa bakmaktasınız. Hitler’e yakın olan Orgeneral Cemil Cahit Toydemir (Hitler’in yanında) – Tuğgeneral Zeki İlter (en sağda) 1943 Polonya Cephesi Kurat İni (Wolf’s Lair Hitler’in karargahı) .
Nazi Almanya’sı Türkiye’yi Yanında Savaşa Sokmak İstemektedir
İsmet İnönü , Türkiye’de artan alman hayranlığı ve baskıya dayanamadığı için ve Hitler’le birebir görüşmek istemediği için Almanlarla görüşmek üzere Orgeneral Cemil Cahit Toydemir‘i bir heyetle gönderir. (1943 – Polonya- Kurt ini) Orgeneral Cemil Cahit Toydemir , Adolf Hitler’le görüşür. Bir Tuğgeneral olan Zeki İlter Paşa ve dönemin Berlin Türk askeri ateşesi eşlik eder. Tuğgeneral Zeki İlter görüşmeye dair şunları yazmıştır;

“Hitler tarafından kabul edildik. Hitler’i yakından görmemiştim. Çünkü Hitler artık eskisi gibi halk arasında gözükmüyor, cepheleri ziyaret ediyor ya da radyolarda konuşmalar yapıyordu. Hitler heyetimizi büyük bir odada karşılaşmıştı. Yanında silahlı kuvvetler başkomutanı da vardı. Odada emniyet için elleri arkada duvara dayalı üç tane SS askeri duruyordu. Hitler Türkiye’nin dostluklarından bahsederek Türkiye’ye açmış oldukları 100 milyon krediyi çarçur etmememizi, tank birliği ve uçak filosu almamızı tavsiye etti. ayrıca bizim hava alanlarımıza dıştan yapılabilecek bakın tarzındaki işgal ihtimaline karşı tedbirli olmamızı tavsiye etti. Hitler’in çökmüş ve moralinin bozuk olduğunu görmüştük. Bize çay ikram ettiler…” ( zeki ilter, bir ömür boyu askerlik, kastaş yayınevi, s. 47)
Hitler’le Görüşen Türk Konsolos Saffet Arıkan – 14.08.1942 – Polonya Ketrzyn

Bu görüşmeye ait şöyle bir detay var. Hitler , Saffet Arıkan’a ” Müttefiklerimiz bile bizi ziyaret etmezken sizin ziyaretiniz beni memnun etti ” diyor. Hitler bu görüşmede olası bir ingiltere saldırısına karşı Saffet Arıkan’a tavsiyeler veriyor. O tarihte halen Almanya’nın yanlarında savaşa gireceğimiz konusunda halen bizden ümidi var.
İsmet İnönü ve Adolf Hitler Mektuplaşması
1930-1943 arasında Adolf Hitler’in politikası etrafındaki kendisinden daha güçsüz ülkelere silah gücüyle yada baskıyla diz çöktürmektir. Bulgaristan , Romanya , Danimarka gibi bir çok devlet Hitler’in isteklerine boyun eğmiştir. Nazilere sempati duymasına rağmen rağmen Avusturya başbakanı Kurt Schuschnigg , Avusturya’yı Almanya’nın ilhak etmesini istememektedir. Avusturya’nın özgür bir ülke olarak Almanya ile gene dost olabileceğini savunmaktadır. Bu Hitler’i öfkelendirir. Hitler ile olan görüşmesinde azarlanmış , aşağılanmış ve fırça çekilmiştir. Alman zırhlı birlikleri Bulgaristan sınırına geldikten sonra Türkiye’de işgal ihtimaline karşı tansiyon artar. Hitler İnönü’ye bir mektup yazmıştır. mektupta şöyle der;
“Size resmen bildiririm ki, Almanya’nın bu önlemleri hiçbir şekilde Türkiye’nin toprak bütünlüğüne veya siyasi yapısına yönelmiş değildir. Aksine, birlikte yürüttüğümüz büyük ve hayati savaşın ve bu savaşı izleyen ıstıraplı yılların hatıralarıyla dolu olarak size Almanya ve Türkiye arasında gerçek dostluğa dayanan bir iş birliği için gelecekte dahi bütün koşulların var olduğuna kesin olarak inandığımı belirtmek isterim. Bu bakımdan ben şimdi olduğu gibi gelecekte de, Almanya ile Türkiye’yi karşı karşıya getirebilecek hiçbir sebep olmayacağı görüşündeyim. bu düşüncelerle, Bulgaristan’da ilerleyen alman birliklerinin, Türk sınırlarından, orada bulunmalarının amacı hakkında yanlış bir yorumda bulunulmasına meydan vermeyecek kadar uzak kalmalarını emrettim. şu kayıtla ki, Türk hükümeti, bizi, bu tutumumuzda bir değişiklik yapmaya zorunlu kılacak önlemlere girişmesin. “
Almanya Şansölyesi Adolf Hitler
Mektubun sonunda Adolf hitler aba altından sopa göstermiştir. İnönü’nün yumuşayacağını ve Avusturya başbakanı gibi hizaya geleceğini düşünmüştür. Ama İsmet İnönü , Hitler’e sert bir cevap yollar.

İnönü’nün Mektubundan bir kısım: “Türkiye, toprak bütünlüğüne ve tamamiyetine şu veya bu devletler grubu arasındaki siyasi-askeri kombinezonlar açısından bakamaz ve kutsal dokunulmazlık (mukaddes masuniyet hakkı) hakkının herhangi bir yabancı devletin kazanacağı zafere göre yorumlanmasını kabul edemez. İşte bu sebepledir ki, milli egemenliğine yönelecek her saldırıya karşı koymaya azimlidir.” Türkiye Cumhurbaşkanı İsmet inönü . Bu mektuplaşmadan kısa bir süre sonra 18 haziran 1941’de Türkiye ile Almanya arasında saldırmazlık anlaşması imzalanır.

Karşılıklı bu konuşmalar yapılırken Türkiye ile Nazi Almanya’sının arasını sıcak tutan bir diğer isim ise bir Türk dostu olan Almanya’nın Türkiye büyük elçisi Franz Von Papen’dir. Von Papen Hitler’in iktidara gelme sürecinde Almanya Başbakanı’dır. Aslında Hitler’in hedefinde olan bir muhaliftir. Öldürülmekten zor kurtulmuştur. Hitler’e karşı muhalefetini kesince Hitler onu öldürmekten vazgeçmiş ve Türkiye’ye büyükelçi olarak atamıştır. Fakat Nazi rejimi altında görev yaptığı için kendisi ikinci dünya savaşı bitiminde diğer üst düzey Nazi diplomatları gibi Amerikalılar tarafından tutuklanır ve Nuremberg mahkemelerinde yargılanır. Ama mahkeme Von Papen’i suçsuz bulur ve serbest bırakır.

