Operasyonun Hazırlığı ve Stratejik Anlaşmazlıklar
Barbarossa Operasyonu, ismini, 3. Haçlı Seferi sırasında nehirde boğulan bir Orta Çağ Alman imparatoru olan Frederick Barbarossa‘dan almaktadır. Adolf Hitler tüm operasyonun 4 ayda biteceğini öngörüyordu; hatta Propaganda Bakanı Joseph Goebbels’e göre bu süre daha da kısa olacak, Sovyetler “kürdanla dokunulmuş bir karton ev gibi” yıkılacaktı. Ancak ordu komutanlarından bazıları böyle düşünmemekteydi. Amiral Erich Raeder ve Mareşal von Brauchitsch, Hitler’e farklı fikirde olduklarını söyleme cesaretini gösteren az sayıda generaldendir. Hitler, “Bu konuda tek kelime daha duymayacağım,” der ve konuyu kapatır. Amacı sadece askeri bir zafer değil, ideolojiktir; yaşam alanını (Lebensraum) genişletip tüm Sovyet Rusya topraklarına Alman çiftçileri yerleştirmeye ve Slav ırkını tamamen köleleştirip yok etme stratejisini uygulamaya kararlıdır.

Barbarossa Operasyonu Alman Ordusunun Yıldırım İlerlemesi
Generallerinin endişelerinin aksine operasyon başlangıcı Hitler’in beklediği gibi başarılı olur. Tarihin gördüğü en geniş cephe hattı boyunca 3 milyon asker aynı anda Rusya’ya saldırır. Stalin, kendi istihbaratçılarının uyarılarına rağmen Almanya’nın bir saldırısına ihtimal vermediği için, hazırlıksız yakalanan Sovyet ordusu disiplinli Alman “Blitzkrieg” (Yıldırım Savaşı) taktiğini durduracak kapasitede değildir. Daha ilk saldırıda 600 bin Rus askeri esir alınmıştır. Alman Hava Kuvvetleri (Luftwaffe), 24 saat içinde 1500 Sovyet uçağı daha yerdeyken yok eder ve ek olarak 300 Rus uçağı çarpışmada imha edilir. Ardından Leningrad kuşatılır ve Moskova önlerine Alman ordusu yaklaşır.
Rus Halkının Direnci ve Esirlerin Durumu
Alman halkına sinema salonlarında esir alınmış 600 bin Rus askerinin videoları gösterilir. Alman halkı şaşkınlık ve şok içinde, “Bu kadar adamı nasıl besleyeceğiz?” diye aralarında konuşur. Ancak Hitler’in onları besleme niyeti yoktur; zira hepsini açlığa terk edecektir. Bu zavallı askerler açlıktan öleceklerdir. Ancak Almanların hesaba katmadığı şey, Rusların uyguladığı “Yakıp Yıkma” (Scorched Earth) taktiğidir. Sovyetler geri çekilirken geride tek bir tahıl tanesi, tek bir sağlam bina ve kullanılabilecek bir demiryolu bırakmaz. Bu durum, Rus halkını birleştirici bir motivasyon kaynağı olacaktır. Kendilerini de esirler gibi bir sonun beklediğini anlayacakları için kanlarının son damlalarına kadar savaşmayı kafalarına koyarlar.

Alman Mareşal von Bock komutasındaki Merkez Ordusu, 17 Temmuz 1941’de General Semyon Timoshenko komutasındaki Rus ordusunu ezip geçer. Smolensk’i alır ve Moskova’nın kapıları Almanlara ardına kadar açılır. Moskova’da ise Stalin ve kurmayları yer altında, metroda konuşmalar yapmaktadır. Kızıl Meydan’a günde 10 dakikadan fazla çıkacak cesaretleri yoktur. Şehirde panik havası hakimdir ve hükümet binalarının tahliyesine başlanmıştır.
Barbarossa Operasyonu: Savaşın Kaderini Değiştiren Karar: Kiev mi, Moskova mı?
Fakat Hitler acele etmez ve generallerine; “Bize Kiev’in tahılı ve Bakü’nün petrolü lazım,” der. Tabii Stalingrad’ı da işgal edip Stalin’in ismini taşıyan şehri de almak istemektedir. Bunun kilit noktası önce Kiev’in alınmasıdır. Hitler, ordudaki en yaşlı ve tecrübeli mareşali olan von Bock’a güvenmektedir.

Ancak generalleri ordunun bölünmesine karşı çıkmaktadır. Özellikle Mareşal von Bock ile tank birliklerinin dahi komutanı General Guderian ağız birliği eder, Hitler’in bu fikrine itiraz ederler. Hitler’e, “Birliklerimizi bölmeyelim, ivmemizi kaybetmeden Moskova’ya tek güç olarak saldıralım,” önerisini yaparlar. Hitler bunu reddeder. Birkaç general daha Guderian’a destek çıkar. Guderian itiraz boyutunu artırır. Hitler bunun üzerine öfkelenir: “Hiçbir şeyden anlamıyorsun. Savaş ekonomisini bilmiyorsun,” diyerek General Guderian’ı odadan kovar. Ardından Kiev’in alınmasını emreder. Guderian, Hitler’in emrini yerine getirir ve zırhlı birlikleri Kiev’i alır. Bu taktiksel bir zafer olsa da stratejik bir hatadır; tam 1 ay gibi kritik bir süre kaybederler ve bu süre, yaklaşan kış öncesi hayati öneme sahiptir.
Barbarossa Operasyonu: Moskova Önlerinde Çöküş
30 Eylül 1941’de Tayfun Operasyonu başlatılır. Hedef Moskova’yı ele geçirmektir. Stalin’in elinde Moskova’yı savunacak 90 bin asker ve 150 tank kalmıştır. Almanların gecikmesi ona istediği acil süreyi sağlar. 13 Ekim 1941’de Alman tankları Moskova’ya 140 km kadar yaklaşmışken, Rusya’nın meşhur sonbahar yağmurları başlar. Toprak yollar devasa balçık deryalarına dönüşür (Rasputitsa dönemi) ve Alman tankları çamura saplanır. Lojistik tamamen durma noktasına gelir.
Beklenmedik Güç: Sibirya Birlikleri ve General Kış
Bu sırada Moskova’ya, Sibirya birliklerinin de içinde olduğu 11 adet ordu gelir. Sibiryalı askerler o anda dünya üzerinde soğukta savaşmaya en dayanıklı ve en teçhizatlı askerlerdir. Hava sıcaklığı -30 derecelere düştüğünde Almanların silah mekanizmaları donar, motor yağları katılaşır. Tankları çalıştırmak için altlarında ateş yakmak zorunda kalırlar. Alman askerlerinin üzerinde ise hala yazlık üniformalar vardır. Bu sırada 1000 Rus tankı daha Moskova’ya gelmiştir ve Moskova’daki asker sayısı 1 milyonu geçmiştir. Bu ordu, Japonya ile barış yapan Sovyetlerin doğusunda tuttuğu, kış şartlarına alışkın taze kuvvetlerdir. Japon tehdidi kalktığı için Stalin bunları hayati bir risk alarak geri çağırmıştır.
Merkezden yapılan Alman saldırısı ilerlerken öncü birlikler Kremlin’in kulelerini dürbünle görebilecek kadar, Kızıl Meydan’a 35 km mesafeye yaklaşır ama beklemedikleri şey Sibirya’dan gelen ordudur. Bu kızaklı askerlerden ve karda rahat hareket eden T-34 tanklarından oluşan Sovyet ordusu tarafından karşı saldırı yapılır ve Alman ilerleyişi durdurulur. Almanlar ilk defa çok büyük bir kayıp verir. Merkez Ordusu yok olma eşiğine gelmeden ordu komutanı General Fedor von Bock orduyu geri çeker. Haberi alan Hitler deliye dönmüştür. Fedor von Bock’u beceriksiz ilan eder ve görevden alır. Yerine General Günther von Kluge’yi getirir. Ama bu Hitler’in başka bir hatasıdır.

Sovyet Karşı Saldırısı ve Sonuç
Rus Mareşal Georgy Zhukov, Almanların cephede birbirinden uzaklaştığını ve donanım eksikliğini fırsat bilerek 3 Aralık’ta tüm tank gücüyle bir karşı saldırı daha yapar. Bu saldırı Almanları 100 km daha geriye itmiştir. Bu noktada Hitler tüm generallerine ve orduya, “Geri adım atmak yok, olduğunuz yerde ölene kadar savaşın!” emrini vermiştir. Alman ordusu daha da geri çekilemez ve savunma hattında kalmaya karar verir.
Barbarossa Operasyonu’nun ilerleyişi burada sona erer. Alman ordusu Moskova kapılarına kadar gelmiş ancak içeri girememiştir. Artık inisiyatif Sovyetlere geçmiş, 1945’e kadar sürecek olan uzun ve kanlı Alman geri çekilişi başlamıştır.

2 thoughts on “Barbarossa Operasyonu”